Şeyh Sait İsyanının Bastırılması, Şapka Kanunu, Miladi Takvime Geçiş
1925 yılı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşundan kısa bir süre sonra yaşanan siyasi ve toplumsal çalkantılara sahne olmuştur. Şeyh Sait liderliğindeki isyan, Bingöl'de başlayarak hızla Elazığ ve Diyarbakır'a yayılmış, bölgesel huzursuzluğu derinleştirmiştir. Hükümet, dini kurumların ve faaliyetlerin devlet kontrolüne alınmasını amaçlayan bir kanun kabul etmiş, ancak bu durum isyanın çıkmasına zemin hazırlamıştır. Siyasi istikrarsızlık, Fethi Bey liderliğindeki hükümetin çekilmek zorunda kalması ve İsmet Paşa liderliğindeki hükümetin meclis güven oylamasını güçlükle geçirmesiyle belirginleşmiştir.
Bu dönemde, Kürt aşiretleri tarafından Ergani'nin işgali ve Türk ordusu ile yaşanan çatışmalar, Türk Kurtuluş Savaşı’nın izlerini taşımıştır. Cumhuriyet’in ilk yıllarında ifade özgürlüğüne ve basın özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar, altı gazete ve derginin kapatılması ve İstiklal Mahkemelerinin kurulmasıyla somutlaşmıştır. Sıkıyönetim uzatılmış ve muhalif seslerin susturulması amaçlanmıştır. Adana'da yaşanan yıkıcı deprem, toplumsal travmaya yol açarken, Gazi Çiftliği'nin inşasıyla ekonomik bağımsızlığa yönelik adımlar atılmıştır. Terakkiperver Fırka kapatılmış ve İstiklal Mahkemeleri'nin yargılama yetkisi uzatılmıştır. Türkiye ile Yunanistan arasında sınır anlaşması imzalanırken, Diyarbakır İstiklal Mahkemesi Şeyh Said ve yandaşlarının idamını kararlaştırmıştır. Atatürk'ün Kırıkkale ziyareti, kıyafet alışkanlıkları üzerine yaptığı konuşmalarla toplumsal gerilimlere yol açmıştır. Türkiye'nin ilk tıp kongresi düzenlenmiş, tekkeler kapatılmış, dini kıyafetler yasaklanmış ve memurların şapka takması zorunlu kılınmıştır. Maraş ve Rize’de yaşanan dini gösteriler, güvenlik güçleri tarafından şiddetle bastırılmıştır. Ekonomik bağımsızlık sembolik olarak altın para basılmasıyla desteklenmiş ve Menderes Nehri üzerinde ilk betonarme köprü inşa edilmiştir. Kastamonu halkı, Atatürk'ün ömür boyu Cumhurbaşkanlığı görevini sürdürmesi talebiyle resmi bir teklif sunmuş, demiryolu hatlarının inşası ülkenin ulaşım altyapısını güçlendirmeyi amaçlarken, memurların giyeceği üniformaların yerli üretim olmasına karar verilmiştir. Zamanın standartlaştırılması için 24 saatlik taksim kanunu kabul edilmiş ve türbedarlık gibi unvanların kaldırılmasıyla laikleşme çabaları devam etmiştir.
Dönemin İdaresi
Okyar Hükûmeti
Cumhuriyet Halk Partisi
Cumhuriyet Halk Partisi
III. İnönü Hükûmeti
Cumhuriyet Halk Partisi
Cumhuriyet Halk Partisi
Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!